|
Tuncay ÖZSARAÇ
|
 |
« Yanıtla #6 : Şubat 13, 2010, 02:04:47 ÖÖ » |
|
Hocam tekel işçilerinden bahsetmişsiniz bende içimde ukte olmuş bir kaç şeyi paylaşmak istedim müsadenizle,
Büyük Madenci Grevi 1990-91 yılları arasında olmuştu, onun ardından geçen yıllarda yoğun özelleştirmeler olmasına, işçi sınıfının sosyal ve maddi anlamda özlük haklarının büyük bir kısmı yok edilmesine rağmen işçilerimiz bir kaç saman alevi gibi direnişten öteye geçemedi...Dayanışmayı sağlayamadı, birlik beraberlik içerinde olamadı, Sosyal Güvenlik Yasa Tasarısı ele alınırken emeklilik yaşı 65 'e çekilirken kimsenin sesi çıkmadı.Oysa hatırlarsınız ki aynı dönem içerisinde Fransa' da 25 Yaş altındaki işçilerin kolay işten atılmasını öngören yasa hazırlanırken Fransa Halkı sokakları savaş alanına çevirdi...Otomobilleri yaktı, polis kimi mahallelere bile giremedi, bu direniş o yasayı geri çektirdi. Ama biz kendimizi, çoluğumuzu, çocuğumuzu 1. dereceden ilgilendiren bu yasaya bile sessiz kaldık...
Bakınız size ilginç bir anektod aktarmak isterim. Biliyosunuzdur mutlaka ben Gaziyim. Bir iş yapmak istedim basit bir esnaflık yani, bir problem oluşturmasın diye bizi ilgilendiren Emekli Sandığı Kanunlarını inceledim araştırdım. Biliyosunuz ki çalışan emeklilerden devlet, Sosyal Güvenlik Destek Primi adı altında para kesiyor, ama o kadar ilginçki bu yasayı düzenleyen meclis Biz Gazilerle, kendilerini yani milletvekillerini muaf tutmuşlar...Yani benim milletvekilim bir iş yaparsa Sosyal Güvenlik Destek primi ödemeyecek...Bu örnekten de anlaşılacağı üzre aslında kimsenin emekçiyle, emekliyle işi yok,herkes kendi derdinde.
Toplumumuz artık tepkisiz hale geldi...Toplumun çoğunluğunu oluşturan insanlar artık hak aramaktan çok öbür dünyayı bari kurtaralım anlayışıyla maneviyata yöneldiler yada yöneltildiler...Son zamanlarda Facebookta ki arkadaşlarımın çoğunun dini içerikli videolar paylaştığını, bunu yayınlamayan müslüman değildir gibi nahoş cümleler yazdıklarını üzülerek görüyorum...Üzülmem deki sebep insanların dinine olan düşkünlükleri değil, insan olmanın özelliklerine, vasfına, kudretine ve güzelliğine erişmeden tek tip düşünceyle at gözlükleriyle bunu yapmaları ve cemaat görüşleriyle kendilerinin yönlendirilmeleridir. Bu helaldir eyvallah, bu haramdır zinhar Allah korusun öğretisi...
Son dönemde bir sivil anayasa konusu var evlere şenlik.İktidar " Eğer Muhalefetle birlikte mutabakat yapamassak halka gider referandum yaparız" diyor...Yahu halk ne bilir anayasayı , ben ne bilirim, hukukçumuyum, Anayasa profesörümüyüm, ben ne bilirim Anayasa Mahkemesine secilecek kişilerin vasıflarını yada hangi kurumun seçeçeğini, ben ne bilirim YÖK'e kimlerin ne şekilde atanacağını, ben ne bilirim ,üniversite rektörlük seçimlerini, vb... bir çok şey, pekala siz bilirmisiniz, o zaman bu halk nasıl karar verecek...Nasılmı Başbakan Evet'e basın diyecek,cümlemiz onaylayacağız işte bence yapılmak istenen de budur...Anayasa Mahkemesini ortadan kadırmak, YÖK'e kendi adamlarını yerleştirmek, Askere sivil yargı yolu açıp hizaya getirmek ohh ne ala,başka bir isteğiniz...
Her gün bir darbe planı ile uyanıyoruz maazallah bizim subaylarımız işi gücü bıraktı her gün plan hazırlamakla meşguller, Şu iktidara göbekten bağlı bir kaç Tv kanalı varya isimlerini vermek istemiyorum, onların da haber bültenleri tamamen bu planlar üzerine yayın yapıyor hemde onlarca dakika, şu iddaya göre , çıkan söylentilere göre diye başlayan cümleler, insanları terörist ilan edene kadar gidiyor, Bu darbe planlarınıda yayınlayan gazete hep aynı ne hikmetse , Gazetemizin Genel Yayın Yönetmenide Mehmet ALTAN hani şu 1960 lı yıllarda TİP (Türkiye İşçi Partisi) den milletvekili olupta kürsüde konuşurken linç edilmek istenen Çetin ALTAN nın oğlu, ve bu kişi o malum haber bültenlerinde kahraman ilan ediliyor nereden nereyeeee.Çetin ALTAN' ın oğlu Fetullahçı Medyada Kahraman...
Şimdi yazımı okuyan diyebilirki sen darbecimizin diye hayır; ama bir şartla Demokratik,sosyal, laik ve hukuk devletine bağlı kalmak şartıyla....Az önce yukarıda bahsettiğim o medya ve takipçileri darbeye olaganüstü bir şekilde karşılar.Pekala hep böylemiydi 12 Eylülde de böylemiydi bunlar yada bugün Sosyalistler , komünistler bu halkın bu kadar desteğini alsalardı ve sosyalist bir zihniyet tek başına iktidar olsaydı bunlar en büyük darbe yanlıları olmayacaklarmıydı. Hani şimdi beğenmedikleri bu askeri göreve çağırmayacaklarmıydı
Benim anlayışıma göre Türkiye'nin durumu hiç iç açıcı değil, ülke yavaş yavaş Atatürkçü, Cumhuriyetçi, Laik çizgiden uzaklaşıyor, Emperyalist odakların istediği noktaya doğru hızlı bir şekilde gidiyor. Çok güzel bir Kenya Atasözü vardır onu burada belirtmek sanırım ne söylemek istediğimi en güzel şekilde özetleyecek...
"Batılılar buraya geldiklerinde ellerinde incil, bizim elimizde topraklarımız vardı.Bize, gözlerimizi kapatarak dua etmeyi öğrettiler.Gözümüzü açtığımızda bizim elimizde incil onların ellerinde ise topraklarımız vardı..."
Şimdi ben fotoğrafı bu şekilde yorumluyorum. Şimdi soruyorum size Tekel İşçisi kimin umrunda,hak,hukuk,adalet,direniş kimin umrunda, Başbakanımız onlar 4C de çalışmak istemiyorsa bu ülkede milyonlarca kişi var çalışmaya hazır diyor. Ne kadar tuhaf ve incitici değilmi bunu söyleyen, ülkesinde milyonlarca aç işsiz olduğunu itiraf eden bir başbakan, Vay olsun tekel işçilerin haline, Vay olsun bu ülkenin emekçilerini haline...
Yorum sizin...
|